12 Kasım 2009 Perşembe

Bitmenin uzun tarifi

ad vermek istemiyorum ama ulaş sinem ve eylül

farkındaysanız, yaklaşık 1 aydır yazı yazmıyoruz. sanırım sevgili yazarlarımız kendilerini toparlayana kadar da bu durum böyle devam edecek. heves mi sandınız lan?

not: kendine güvenen mümkün mertebe gerizekalı yoldaşlar aranmaktadır.

14 Ekim 2009 Çarşamba

bazen gerçekten kelimeler kifayetsiz

ijustmadelove.com sitesinden kaçınız haberdarsınız bilmiyorum. geçtiğimiz günlerde gazetelere de çıkan, kimin kimle hangi pozisyonda nerde seks yaptığıyla alakalı güzide ama bir o kadar da fuzuli bir site ijustmadelove.com. seks yaptıktan sonra girip, haritada işaretleyip, yaptığınız seks hakkında detaylı bilgiler paylaşmanız mümkün burda.

tabiki böyle bir siteyi vatandaşlarımızın öğrenip amacına uygun bir şekilde kullanmasını beklemek büyük bir yanılgı olurdu ki bir an için de olsa bu yanılgıya kapılmadım değil itiraf etmem gerekir ki. tabi bu halüsinasyon uzun sürmedi, boğaz köprüsünde seks yaptığını iddia eden çılgın tagler görünce hemen ayıldım.

lakin aşağıda görecek olduğunuz screenshot ise beni oldukça şaşkınlığa uğrattı, gerçekten politik bilincimiz en üst sınırda.

13 Ekim 2009 Salı

deniz seki anketi sonuçlandı

evet, bu sefer sağduyulu davranıp %27lik de olsa bir üstünlükle cem garipoğlu yerine de deniz sekinin yatmasını tercih ettiğiniz için hepinize müteşekkirim.

şu aralar ekipçe oldukça aksatmış olsak bile yakında yeni yazılar ve yeni anketlerle karşınızda olacağız, bizden ayrılmayın kafanıza ağda yaparız.

2 Ekim 2009 Cuma

aşk-ı memnuya saraykızından darbe üstüne darbe!

perşembe akşamlarının vazgeçilmez pornosu aşk-ı memnu, en sevdiğimiz karakterlerden birinin de tepkisini almış. sanatçı kişiliğinin büyüsü altında kalan biz nazarduası yazarları, şu zamana kadar şarkı istemek, bestelerini facebooktan paylaşmak gibi aktivitelerde bulunsak bile, onun her biri ayrı bir vecize niteliğindeki cümleleriyle dolu brifinglerinin farkına varamadık. evet biliyoruz, biz birer hayvanız ki bunu gözden kaçırdık. ama aynı hayvanlığı lütfen siz yapmayınız. izleyiniz. zira unutmayın, saraykızı sadece bir bestekar ve yorumcu değil, aynı zamanda büyük bir düşünürdür!

cem garipoğlu anketi garip sonuçlandı!

sizleri kınamaktan kendimi alamıyorum. hangisinin çıkacağını kestiremesem dahi en azından 41%'lik bir oyla bu kitleden "adalet yerini buldu" cevabının çıkacağını beklemiyordum.

burdan sormak istiyorum, facebooktaki cem garipoğlu page'ine fan olmuş 4000 vatandaşımız nerde? ner-de-ler? ben onları istiyorum burda, sizleri değil. hepinize çok kızgınım. bu kadar sağduyuya nazarduasında yer yok. damacanaya tecavüz eden adamın eline düşersiniz umarım.

1 Ekim 2009 Perşembe

livingsociala biri dur desin

sabahın köründe uyanmaktan mütevellit yapacak birşey bulamama sorunu sizi living social testleri yapmaya zorunlu kılabiliyor. ama sabah sabah gördüğüm ve paintle sizin için sansürlediğim bu şey, hakikaten "bu neyin kafası?" diye gene sormama sebep verdi. işin kötüsü, çözen de var listemde. korkuyorum.

not: size sevinçle haber verdiğimiz ismail lopusun babası kendisine engel olmuş yayına gelmesi konusunda. ismail lopusun babasını kınıyoruz.

26 Eylül 2009 Cumartesi

22 Eylül 2009 Salı

ismail lopus'un ne zaman saba tümer'de olduğunun cevabı bu yazıda saklı

sevinçten çıldırarak duyurduğumuz, ismail lopusun saba tümere çıkacağı haberini şimdi de, bu haberle taçlandırıyoruz. evet baylar bayanlar, 24 Eylülde yani 2 gün sonra ismail lopus 23:15 de saba tümerde! az önce kesinleşti aldığımız haberlere göre.

yaşasın okulumuz

edit:haftaya çarşambaya ertelenmiş bulunmaktadır. keder içindeyiz.

SKANDAL

"skandal"ın büyüklüğüne şaşırmadan edemedik.

YARDIMA İHTİYACIMIZ VAR (hayır kan aramıyoruz, öyle şeylerle işimiz olmaz)

uyarı:gözünüze çok uzun göründüyse ve nazarduasına ilk girişinizse, alttaki yazılara geçin, bu psikolojinizi bozabilir.

sevgili gönül dostları,
takdir edersiniz ki, oldukça ulvi yaratıklar olmamıza karşın, neticede bizim de zayıflıklarımız, bazen aklımızın eremediğini noktalar oluyor. olmuyor değil.
bu yazı bunlar üzerine. facebooktan kendisini aratıp bulmayın diye, adını p.y olarak kısaltacağımız, kişisel gelişim kitaplarından çok etkilenmiş bir bayanın yazdığı bir yazı, elimize çok gizli kaynaklar aracılığıyla ulaştı. ama bunun sayesinde, ne ne yapacağımızı anladık, ne amacının ne olduğunu, ne de ne demeye çalıştığını. kısacası bir bok anlamadık, hiç bir cümlesinden.
sizden isteğimiz, cümleleri birleştirip, mantığa oturtmayı başarıp, bize özetini çıkarmanız.
bunu başarana bir bok vermiyoruz, ama bloga ercik yerine resmini koyabiliriz. bunun için de söz vermiyoruz.

yalnız, py overload yaşamamanız için, iki yazıyı aynı anda değil, akıl sağlığınıza zarar vermeyecek uygun aralıklarla yayınlayacağız. aşağıdaki birincisi.

1.Yaşadığın hayat çocuk oyunu değildir. Bu gösteride bir prova yok. Öyle süslü püslü lafların arkasına sığınmaktan vazgeç. Yaşamı neşeli bir biçimde ciddiye al!

2.Bu 'Senin yaşamın'. Başka birinin değil. Gerçekten yapmak istediğin şeyi yapmaya başla. Kendine birinci önceliği vermeyi öğren. Ayn Rand'ın "Atlas Vazgeçti" de verdiği sözü sen de kendine ver: "Hayatım ve hayatıma olan sevgim adına yemin ederim ki bir başkası için yaşamayacağım, bir başkasından da benim için yaşamasını istemeyeceğim."

3.Artık –meli, -malılarla, keşkelerle, yaşamayı bırak. Bugünde yaşa, ve elinde olanlarla yaşamaya bak. Ya seçimlerini yaşa, ya yaşamını seç. Yapmadığın seçimler için başkalarını suçlama, ödeyemediğin bedelleri zorunluluk olarak adlandırma. Hayatımda en değer verdiğim iki insandan birinin sözü '' Olsayla buseyi ekmişler, zambakla zumbak çıkmış.'' 'Keşke' lerle yaşamayı bırakıp yaptıklarından pişman olma.

4.Yapmaya çalışmak diye bir şey yoktur. Bir işi ya yapıyorsundur ya da yapmıyorsundur. Yapmaya çalışmak diye bir şey yok. Nokta.

5.Başarı 'Senin' tanımladığın bir şeydir. Kendisi için başarıyı tanımlamayan başkalarının elinde oyuncaktan başka bir şey değildir. Eğer benim başarılı olduğuma bir başkası karar verecekse, yaşamımı sahip olamayacağım şeylerin peşinde koşturarak geçireceğim demektir.

6.Olduğun halinle 'Mükemmelsin'. Eksikliklere odaklanmayı bırak. Güçlü yanlarını ifade etmenin ve onları ustalığa çevirmenin yollarını bul. Güçlü yapılar güçlü temellerin üzerine kurulur. Eğer zayıflıklarınızı ortalamaya çıkarmaya odaklanırsan, vasat ve sıradan becerilere mahkum olursun. Ama usta olmak istiyorsan, güçlü yanlarını odaklanmak zorundasın.

7.İçinde sesi dinle, sana ne ifade etmek istediğini bırak. İçindeki sesi sana ne demek istediğini düşünmeyi bırak ve ona kulak ver. Ne hissettiğini düşünerek bulamazsın, ne hissettiğin, nerede hissettiğine bak!

8.Öğreneceğin çok ders var. Yaşadığın her olaydan bir tecrübe edin. Yaşadıklarının sonucu her zaman yenilgi, zafer, başarı, başarısızlıkla gelir ama asıl önemli olan bunlardan ne ders çıkardığındır. Fakat ortaya çıkan problemi çözmezsen soruna dönüşür. Sorunsa krize. Kriz yönetimi uzmanı haline gelmek istemiyorsan derslerini öğrenmen için acımasız ol.

9.Pusulanı kendin edin. Bir vizyona sahip olmak, sevdiğimiz bir yaşam yaratmanın ilk yoludur. Vizyon seni sen yapan, senin bu yaşamı ne için yaşadığını anlatan o güzel fikir, o idealdir. Senin yoluna ışık tutacak senin yolunu belirleyecek pusulanı belirle.

10.Eyleme geçmek zorundasın. İstediğini düşünmek, düşündüğünü söylemek yetmez. İcrahat lazım. :) Söylediğini yapmazsan yaşamın değişmeyecek. Eğer bir yeni yıl hedefi seçtiysen, bazı şeyleri yapmaya gerçekleştirmeye karar verdiysen, ve "bu sefer artık gerçekten...'' diye bir cümle kurduysan daha ne bekliyorsun?

11.Ve önceliğini belirle. Senin için önemli olanları kendi ihtiyaç doğrultunda sıralandır, sınıflandır. Mutlaka bunu yaparken neyin senin için acil olup olmadığını belirle.


HAYDİNG BAKALIM SIRA SEN DE :)

not:devamlılığı olması muhtemeldir.


işte böyle. cümleleri birbirine birleştirip, anlamayı deneyin. bu üç dakika boyunca dönen spirallere göz kırpmadan bakmaktan daha zor sizi temin ederimki.

MÜNEVVER İÇİN MOTOR DENDİ.


inkar etmiyorum, bunu kaan sezyum'un güzide sitesinden çaldım. kendisine böyle başarılı bir tespit ve screenshot için minnet duyuyorum.

21 Eylül 2009 Pazartesi

kemal doğuluya allahtan akıl diliyoruz.









bunlar klip çekeceği veya çekmiş bulunduğu şarkısının, dadaizmde çığır açan sözleri.
kemal doğuluya akıl, sevenlerine sabır diliyoruz.








Bugün dersi kırıyorum
Biraz mola istiyorum
Öğren öğren bitmiyor
Biraz harcamak istiyorum

Bildiğin her şeyi yapmayı yapmak için
Yetmez sınırlı zamanlar
O zaman belki de bir yerde
Başka bir hayat var

Neyin telaşı bu yasalar
Boşuna bence bu tasalar
Birileri var mı bilmem ama
Bence uzayda aşk var…

18 Eylül 2009 Cuma

saba tümer <3

bunu yazacağımı hiç sanmazdım. ama blogspota da vtunneldan gireceğimi de bir o kadar tahmin etmezdim doğrusu. bugün ilklerin günü, belli.

efendim, gizli kaynaklardan aldığımız habere göre -ki doğrudur, satanizm konusunda bile bu kadar ciddi değildik- önümüzdeki hafta çarşamba günü (pardon çarşamba gününü kıçımdan uydurmuşum şimdi loglara baktım öyle birşey yok) önümüzdeki hafta, ismail lopus aka. banyo ismail saba tümer'de olacakmış.

herhalde banyo ismail'i hatırlayacak kadar facebook genel kültürünüz vardır arkadaşlar. zira, FACEBOOKU SARSACAK denmişti o video için, hani sular altında gülben ergen şarkısı falan. mıy mıy..

fotoğraf koyabileceğimi sanmıyorum, doğrusu vtunneldan bu kadar yazıyı postalarsam bile mucize. gene de esen kalın. hiç birinizi sevmiyorum mucuk

edit: fotoğrafı koydum, artık hepiniz anımsamışsındır umarım.

17 Eylül 2009 Perşembe

Neşe'nin sabah cimnastiği

sinemada mastürbasyon yaparken ölmek

tam ekşi sözlük entrysi tadında bir yazıya imza atacakmışım gibi görünüyor başlangıcından. ama daha düzgün bir başlık bulamadım sevgili okurlar, şimdiden kusuruma bakmayın.

itiraf etmek gerekirse, oldukça sığ bir mizah anlayışına sahip biriyim. düşenlere güler, dili sürçenlerle dalga geçer, tuhaf ölümler de beni bir o kadar eğlendirir. kafasına balkon düşüp ölen insanlar, elektrikli battaniyeyle uyurken altına kaçırıp çarpılıp ölen çocuklar var bu ülkede. nasıl gülünmezki zaten?

-bu arada, yazı yazarken björk dinlemeyi denemeyin. anneniniz odanızdaki dağınıklıktan ötürü başınızı şişiriyormuş gibi bir hissiyat yaratıyor-

neyse efendim, bu seferki güzide ölüm haberimiz, adapazarından. adapazarında erotik film oynatan sinemada 51 yaşında hikmet y. isimli vatandaşımız "fermuarı açık ve uygunsuz" bir pozisyonda ölü bulunmuş. öncelikle allahtan rahmet, sevenlerine sabır, karısına da kepenkleri bu kadar erken indirdiği için ömür boyu vicdan azabı diliyorum. o kadar yakınında olup da hala redtube'e nasıl girilceğini öğretmemiş arkadaşlarının da suratlarına tükürüyorum. en azından "kaçamak ilişkiler" ve "şehvet uçurumu" olarak haberde de özellikle belirtilmiş üçüncü sınıf pornoların eşliğinde, bu kadar halka malolarak ölmezdi adamcağız.

burdan ayrıca, hala ekonomik krize çare bulamayan hükümetimize de teessüf ediyorum. 51 yaşında, osbir çekecek kadar gücü yerinde bir adamın saat 15.30 sularında erotik sinemada bulunması nedir yahu? yazık günah.

bunun dışında haberle ilgili bir başka enteresan detay ise, 112 bayan görevlilerinin olay yerine sokulmamış olmaları. olayın ciddiye alınması gereken tek kısmı bu olsa bile, ben bunu incelemek için fazla cıvığım. yapabileceğimi sanmıyorum.

hah, bir de unutmadan, rahmetli aramızdan kalp krizi sebebiyle ayrılmış. merak ediyorum, bir porno filmde 51 yaşındaki bir erkeği kalp krizi geçirtecek kadar heyecanlandıracak ne olabilir? ben 51 yaşına gelsem, beni kim kardashian bile o kadar heyecanlandıramaz artık diye düşünüyorum. tabi bu benim görüşüm.

ee neymiş gençler? kamusal alanlarda osbir çekmeyecekmişiz neticede. hiçbirşey olmazsa bile, bize eğlence olma ihtimaliniz yüksek.